ana sayfa > Diğer Düşüncelerim, Kitap > Üç Kitap Üç Alıntı – Ağustos 2016 Notlarım

Üç Kitap Üç Alıntı – Ağustos 2016 Notlarım

Cumartesi, 27 Ağu 2016 yorum ekle yorumlara git

babalar-ve-ogullar-fotograf-uzerine-dusunceler

Bu yaz pek kitap okuyamadım, ancak bu ay birazcık okuma fırsatı bulabildim. Ağustos ayı okumalarımdan, buraya bazı notlar düşeceğim.

Bu ayki kitaplar; İvan Sergeyeviç Turgenyev‘in en meşhur eseri olan Babalar ve Oğullar isimli romanı, Marcus Aurelius‘un Düşünceler adlı felsefi yapıtı ve Susan Sontag‘ın sanat, felsefe kategorisinde değerlendirebileceğimiz Fotoğraf Üzerine isimli eseri.

Babalar ve Oğullar – İvan Sergeyeviç Turgenyev

İş Bankası Kültür Yayınları

babalar-ve-ogullar-turgunyev-roman

Odintsova: Söyler misiniz, neden hoş bir müzikten, güzel geçirilmiş bir akşamdan, samimi insanlarla konuşmaktan hoşlandığımız zaman, tüm bunlar sanki bir yerlerde var olan, ama bizim sahip olamadığımız gerçek, sonsuz bir mutluluğun basit bir kopyasıymış gibi bir hisse kapılıyoruz? Neden öyle oluyor? Yoksa, siz hiç böyle hissetmiyor musunuz?

Bazarov: Atasözünü bilirsiniz. “Mutluluk bizim bulunmadığımız yerdedir” derler. Sonra, siz kendiniz de bana, dün gece, tatmin olmadığınızı söylediniz. Benimse böyle düşünceler aklıma gelmiyor doğrusu.” (s. 126)*

Kitabın farklı bir çevirisinden alıntıladım.

“Şöyle düşünüyorum: Bak, şu saman yığınının yanında uzanmış yatıyorum… İşgal ettiğim yer öylesine küçücük, evrende bulunmadığım ve umurunda bile olmadığım alanın yanında öylesine ufacık, yok sayılacak kadar küçük ki… ve yaşayacağım zaman dilimi benim bulunmadığım ve bulunmayacağım sonsuz zamanın yanında öylesine az ki… Oysa bu atomun, bu matematiksel noktanın içinde kan dolaşıyor, bir beyin çalışıyor, birtakım istekleri var… Ne kepazelik! Ne saçmalık!” (s. 157)

“Çok eski bir gerçektir ölüm, ama herkese yeni gelir.” (s. 244)

Düşünceler – Marcus Aurelius

Yapı Kredi Yayınları

dusunceler-marcus-aurelius-deneme

“Kendine kötü davranıyorsun, ruhum, kendine kötü davranıyorsun! Kendini yüceltmek için başka fırsatın olmayacak. Çünkü herkesin yaşamı yalnızca bir an sürer, seninki neredeyse sonuna erdi, ama hala kendine saygı duymuyorsun, mutluluğunun başkalarının ruhlarında olup bitenlere bağımlı olmasına izin veriyorsun.” (s. 41-42)

“Ölüm; duyuların aldatıcılığından, insanı kukla gibi oradan oraya çekiştiren içgüdülerden, saçma sapan düşüncelerden, tenin tutsağı olmaktan kurtarır bizi.” (s. 88)

“Yakında her şeyi unutacaksın; yakında herkes seni unutacak.” (s. 99)

Fotoğraf Üzerine – Susan Sontag

Agora Kitaplığı

fotograf-uzerine-susan-sontag-deneme

“Bütün fotoğraflar memento mori niteliği taşır, yani ölümü akıldan çıkarmamaya yarar. Bir fotoğraf çekmek, başka bir insanın (ya da şeyin, durumun, vb.) ölümlülüğüne, incinebilirliğine ve dönüşebilir haline dahil olmaktır. Söz konusu anı dilimleyerek donduran bütün fotoğraflar, zamanın amansız eriyişinin tanığıdırlar.” (s. 19)

“Fotoğraflar masumiyeti sergiler, kendi yıkımlarına doğru ilerleyen hayatların zayıflığını gösterir ve fotoğraf ile ölüm arasındaki bu bağ, bir hayalet gibi bütün insan fotoğraflarının üstünde gezinir.” (s. 86)

“Fotoğrafçıların tüketilmiş bir gerçeklik anlayışını ayağa kaldırma girişimleri bu tükenmişliğe daha da katkıda bulunmaktan başka sonuç vermez. Her şeyin geçici olduğuna dair bunaltıcı yaklaşımımız, fotoğraf makinelerinin bize akıp giden anı ‘sabitleme’ imkanı tanımasından beri iyice derinleşmiştir. Biz görüntüleri/resimleri her zamankinden daha büyük bir hızla tüketirken, Balzac’ın fotoğraf makinelerinin bedenin katmanlarını tüketmesinden kuşkulanması gibi, görüntüler de gerçekliği tüketirler. Fotoğraf makineleri hem panzehir hem hastalıktır; hem gerçekliği ele geçirmenin, hem de onu eskitmenin bir yoludur.” (s. 213-214)

  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok